Kuru göz ve allerjiler

Batan, kızaran, yanan, sulanan ve yorgun gözler "kuru göz'ün" habercileri olabilir.
Kontakt lenslerinizle rahat değil misiniz? Kuru göz olabilir mi?
Gözyaşı salgısı, gözlerinizin üzerindeki zarın hücreleri tarafından sürekli olarak yapılır. Bunun dışında, duygusal nedenlerle (ağlama) , gözde tahriş ve yaralanma gibi durumlarda, gözyaşı bezlerinin refleks salgısı oluşur. Göz kırpma refleksiyle oluşan gözyaşı, gözü korur, rahatlatır ve kayganlaştırır. Göz kırpma refleksi, dözyaşını gözyaşı kanallarınca,oradan da burun boşluğun atar.
Yaşın ilerlemesiyle, gözyaşı yapımında azalma oranı % 65'lere varır. Bu da kendini gözlerde refleks yaşarmaya neden olur.


Çevresel faktörler (rüzgar, güneş, ısıtıcılar) da gözyaşı buharlaşmasını arttırarak rahatsızlığa yol açar.


Kontak lensler de gözyaşı buharlaşmasını arttırarak kuruluğa yol açabilir.
İdrar söktürücü, damar büzücü ilaçlar, kalp ve ülser ilaçları, antidepresanlar ve anestetikler de gözyaşı yapımını azaltır.
Göz kuruluğunun başlıca belirtileri yanma, batma, çapaklanma, kuruluk hissi, kızarma, yabancı cisim hissi, ara sıra veya sürekli yaşarma, ışığa duyarlılık, kapaklarda iltihaplanma, arpacık, göz yorgunluğu, kontakt lens intoleransıdır.
Göz kuruluğu çekenlerin en az yarısında şu durumlar da görülebilir: Sinüslerde dolgunluk, burunda konjestiyon, burun akıntısı, post-nazal akıntı, bronşit, allerji, saman nezlesi, orta kulak zarında şişlik, oksürük, ağız ve boğaz kuruluğu, kas ağrıları, astım, baş ağrısı.
Göz kuruluğunun derecesi, bazı testlerle ölçülebilir. Bunun yanısıra, eğer gözde yan etkiler oluşmusşa, onların da tedavi edilmesi gerekir.


Özellikle "kerato-conjunctivitis-sicca" adını verdiğimiz bir kuru göz sendromu, romatizmal belirtiler, ağız kuruluğu, mide ülseri, yutma güçlüğü gibi belirtilerle birlikte görülebilir ve yeterince gözyaşı koruması da olmadığından, göz mikrobik etkilere ve tahrişe açıktır.

Kuru göz tedavisinde, göz kuruluğunun derecesine ve hastanın verdiği cevaba göre tedavi düzenlenir ve hasta belli aralıklarla izlenir.

Günümüzde bağışıklık sisteminin çalışmasında da farklılık olduğu düşünüldüğünden, göz kuruluğu için yeni ilaçlar üzerinde çalışılmaktadır. Bu ilaçlarla, gözyaşı yapımının arttığı ve yakınmaların azaldığı artık bilinmektedir. Bunun dışında yaygın olarak kullanılan tedaviler, suni gözyaşı preparatlarıdır. Burada hastanın hangi ilaçla ve hangi aralıklarla rahat edceğini önceden belirlemek güç olduğundan, hasta-hekim işbirliği önerilir. Buna göre tedavinin şekli değiştirilebilir; gerekirse ağızdan ilaç tedavisiyle desteklenebilir vs.

Bu hastalarda kesin tedavi söz konusu olmadığından ve ilaçların sürekli olarak kullanılması gerektiğinden , gözün doğal salgısını yerinde tutabilmek için "punktum tıkaçları" kullanılabilmektedir. Bunlar hastanın gözyaşı kesesinin giriş deliklerine yerleştirilir ve hiçbir zarar vermeden orada kalabilir. İlkin 4-5 günde eriyen geçici tıkaçlarla deneme yapılır ve hasta rahatlarsa, kalıcı tıkaçlar yerleştirilir. Bu, poliklinikte basit olarak yapılabilecek bir işlemdir ve böylece gözün kendi koruyucu salgısı kaybedilmemiş olur.

Hastaların kontak lens kullanımında doğan rahatsızlık hissi de bu yolla azaltılabilir ya da ortadan kaldırılabilir.
Göz allerjileri Günümüz toplumunda allerjiler birçok kişiyi rahatsız eden bir sıklığa ulaşmıştır. Bazı ülkelerde %20-25 gibi oranlar bildirilmektedir. Allerjilerin yarısına yakın bir kısmı ailevidir. İyi bir sorgulama ile ailede astım, allerjik rinit, ekzema ve benzeri allerjik hastalıklar ortaya çıkartılabilir. Bu, hekimi allerjik bir hastalık konusunda yönlendirebilir. Allerjik hastalıklarda hava yolu ile alınan allerjik maddeler en çok gözün konjunktiva denilen yüzeyel zarını etkiler. Gözde kırmızılık, kaşıntı, batma, yanma, kapaklarda şişlik gibi belirtileri başlar. Bazan bu belirtiler hastaların yaşam kalitesini ve çalışmasını etkileyecek boyutlara ulaşabilir. Gözdeki bu belirtiler birçok göz hastalığı ile karışabilir. Örneğin göz tansiyonu atakları, mikrobik konjunktivitler, viral konjunktivitler, uveitler gözde kırımızılığa neden olan hastalıklardır. Ayrıca hafif mikrobik durumlar gözde fazla kızarıklık yapmadan kaşıntıya neden olurlar. Göz allerjileri en çok göz kuruluğu ile karışır. Çünkü bu durumda da gözde kızarıklık ve kaşıntı meydana gelebilir. Bütün bu hastalıklar, iyi bir göz muayenesi ile ayırdedilebilir ve anlaşılacağı üzere tüm bu hastalıkların tedavisi birbirinden çok farklıdır.


Göz muayenesi sonucunda rahatlatıcı damlalar ve haplar verilebilir. Fakat allerjinin gözle sınırlı bir hastalık olmadığını unutmamak gerekir.

Örneğin saman nezlesi, aynı zamanda burun zarlarında akıntıya neden olur. Ya da bir allerjik kriz (anafilaktik şok) , göz kapaklarında ani bir şişlikle başlayabilir. Her durumda, allerjik olayın nedeni anlaşılmaya çalışılmalıdır. En iyisi bir allerji-immunoloji uzmanının yardımını almaktır. Kişinin allerjik olduğu herhangi bir madde saptanabilirse, bundan uzak durması allerjik olayları kontrol almaya yeterli olabilir. Örneğin hayvan tüyleri, ev tozları gibi allerjenlerden korunmak gerekli olabilir. Evde kolay temizlenen malzemeler bulundurulmalı, halı ve perdeler kullanılmamalı, sık sık havalandırma yapılmalı, çarşaf ve yastık kılıfları sık değiştirilmeli, tüm bunlar için antiallerjik malzemeler tercih edilmelidir.

Mevsimsel allerjik konjunktivit dediğimiz allerji şeklinde ise polenler, bazı bitki tozları, çimen gibi etkenler yılın belirli zamanlarında gözü etkiler, bunun dışındaki zamanlarda hasta normal yaşamını sürdürür.


Bazı allerjiler ise allerjik maddenin doğrudan göze temasıyla meydana gelir. Örneğin bazı göz damlaları, kremler, makyaj malzemeleri, hatta sabunlar gibi. Doğal olarak hangi maddeye karşı reaksiyon olduğu anlaşılıp teması kesmek çok önemlidir. Bunun dışında antiallerjik damlalar ve pomadlarla yardımcı olunabilir.
Allerji uzun vadeli bir hastalık olduğu için, hastanın yaşam tarzını düzenlemesinin öneminden söz etmiştik. Bu nedenle yan etkileri çok fazla olan kortizonlu damlaların da bu hastalıklarda gelişigüzel kullanılmaması önemlidir. Allerjenle teması kesmek, soğuk kompresler, suni gözyaşlarının bol bol kullanılması, ilk planda hastayı rahatlatabilir. Antiallerjik çok sayıda yeni preparat son yıllarda piyasaya verilmiştir. Tüm bunlara rağmen, bazı durumlarda doktor kontrolunda kortizonlu ilaçların kullanılması da gerekebilir. Bu damlaların kullanıldığı dönemin tümünde takip çok önemlidir. Doktor hastalığın durumuna göre ilaç dozunu ayarlayabilir ya da başka bir ilaç önerebilir.

Bu arada ağızdan allerji tedavisi için alınan bazı ilaçların göz kuruluğuna neden olarak gözdeki allerji tablosunu daha da arttırabileceği unutulmamalıdır. Tüm göz hastalıklarında olduğu gibi, göz allerjilerinde de doktorla iyi bir bilgi alışverişi tedaviyi kolaylaştırır ve hastalıkla başa çıkmadaki başarıyı arttırır.

  • Diğer hastalıklara dön
  •  DİABETİK RETİNOPATİ Şeker hastalığıyla birlikte yaşamayı öğrenebilirsek, yaşamımızda daha güzel uğraşlara da yer açabiliriz. Bu nedenle diyabetik retinopatiyi anlamakta ve önlem almakta yarar var. Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı Görme merkezinde (makula) yaş ilerledikçe ortaya çıkan bir bozukluğu anlatır. Batılı ülkelerde 65 yaş ve üzerindeki en başta gelen görme kaybı nedenidir. Yaşlı nüfustaki artış göz önüne alındığında bu hastalığın önemi de artmaktadır. Hastalığın görülme oranı 65 yaşın üzerinde %3 iken, 75 yaşı geçenlerde % 15’lere varmaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe iki gözde birden görülme sıklığı da artar. Göz muayenesinin önemi Göz muayenesi ve göz hastalıklarını gözlük muayenesi olarak anlamamak gereklidir. Hastanın bu konuda bilinçlenmesi çok önemlidir, çünkü kırma kusurları ( miyopi, hipermetropi, astigmatizma ) toplumda yaygın olarak görülebilen ve bilinen kusurlardır. Oysa göz hastalıklarının daha büyük bir kısmı yazık ki başlangıçta hiç bir belirti vermez. Hasta göz doktoruna geldiğinde görme artık geri döndürülemeyecek noktada bulunmaktadır.

    Copyright (c) 2010 www.fusunuzunoglu.com All rights reserved.