Uveitin tedavisi nasıl yapılır

Uveitin tedavisi nasıl yapılır? Uveit tedavisi oldukça karmaşıktır. Hastanın durumuna, hastalığın şiddetine ve görme kaybı riskinin ciddiyetine göre değişik tedaviler uygulanabilir. Bazı durumlarda ise tedavi verilmeden izlemek gerekebilir.
Uveitte kullanılan ilaçlar, bağışıklık sisteminin çalışmasını değiştiren, baskılayan (yani bağışıklık cevabını azaltarak enflamasyonu azaltan) tedavilerdir. Bunlar hap, damla, göz çevresine yapılan enjeksiyonlar şeklinde olabilir ve hem hastalığın, hem de ilaçların ciddi yan etkileri açısından çok dikkatli olunması gerekir.
Damla tedavileri: Kortizonlu damlalar : Gözün ön bölümündeki enflamasyonu azaltmak için kullanılırlar.

Bütün ilaçlar, fayda-zarar oranı dikkate alınarak kullanılırlar. Bu bilinçle kullanıldığında tedavide en etkili silahlardan biri olan kortizon, kontrolsuz kullanıldığında körlüğe kadar gidebilecek yan etkileri olan bir ilaçtır.

Kortizonlu göz damlalarının bilinçsiz ve doktor kontrolu olmadan kullanılması, bağışıklık cevabını bozarak, gözü uçuk gibi virus enfeksiyonlarına ve bakteriyel enfeksiyonlara dayanıksız hale getirir. Ayrıca gözün kornea adlı saydam tabakasında küçük yaralanmalara yol açabilir. Korneanın incelmesine ve korneada yara iyileşmesinde gecikmeye neden olur. Bu şekilde göz delinmesi gibi tehlikeli sonuçlar bile doğurabilir.

Ayrıca katarakt ve glokom (göz tansiyonu) gibi hastalıklara zemin hazırlar. Bazı hastalar genetik olarak kortizona duyarlıdırlar ve kortizonlu göz damlalarının kullanılması bu hastalarda ani göz tansiyonu yükselmelerine ve uzun süre kullanıldığında da görme sinirinde hasara (glokom) yol açar. Bu hastalarda kortizona bağlı göz tansiyonu yükselmesi dikkatle izlenmeli, gerekirse ilaç kesilmeli, ya da damlaların göz tansiyonunu yükseltmeyen yeni formları kullanılmalıdır. Çünkü göz tansiyonuna bağlı tahribatın geri dönüşü yoktur.

Göz kapağı ve göz çevresine sürülen kortizonlu pomadlar da aynı şekilde etkilere yol açabileceği gibi, göz kapağı cildinde incelmeye neden olabilirler. Bu gibi hastalar tüm yan etkiler açısından dikkatle izlenmelidir.

Göze damlatılan kortizonlu damlalar, özellikle bebeklerde göz ve burun zarlarından emilip vücüt dolaşımına katılarak, ağızdan alınan kortizon benzeri etkiler gösterebilirler.

Ağızdan alınan kortizonlu haplar veya kortizonlu iğneler, mide ülseri, kemik erimesi, psikoz-sinirlilik, tansiyon ve kan şekeri yükselmesi, aydede yüzü, çocuklarda gelişmenin yavaşlaması gibi etkiler yaparlar.

Kortizon kullanılacak hastalarda tüm bu yan etkiler dikkatle izlenmeli, bir hastalığı düzeltmeye çalışırken başka hastalıklara neden olmamak için hastanın daha önce geçirilmiş hastalıkları da sorgulanmalı, örneğin bir şeker hastasında ağızdan verilecek kortizonun ani kan şekeri yükselmelerine yol açabileceği unutulmamalıdır.

Vücudumuzda salgılanan doğal bir hormon olan kortizon ilaç şeklinde kullanıldığında, hastada kortizon bağımlılığı gelişebilir. Bu nedenle bu ilaçların aniden kesilmesi son derece tehlikeli olabilir. Kortizonlu göz damlalarının kullanımında da kortizon bağımlılığı gelişebilir ve ilaç kesilirken ya da azaltılırken hastalık tekrar alevlenebilir.

Sonuç olarak, kortizonlu damlaların doktor takibi altında kullanılması şarttır. Uveitlerde, kornea nakli gibi durumlarda yüksek dozlarda kullanılan ve körlüğü önleyen bu ilaçlar, çok sık doktor kontrolu olmadan ve gereksiz yere kullanıldığında gözün kaybına neden olabilirler.
Göz bebeğini genişleten ilaçlar: Göz bebeğinin göz merceğine yapışmasını engeller, oluşmuş yapışıklıkların açılmasında da kullanılabilir. (Geç kalınmadıysa). Aynı zamanda ağrıyı da rahatlatır. Damlanın etki gücüne göre değişen bir süre, yakını görme bozulur ve kamaşma olur. Bu nedenle güneş gözlükleri kullanılması ve yakın çalışmanın ertelenmesi uygun olacaktır.

Pomadlar: Kortizonlu pomadlar ve virüse bağlı uveitlerde virüs üzerinde etkili olan pomadlar kullanılabilir.

Göz tansiyonu damlaları: Uveitli hastalarda uveit atağı sırasında göz tansiyonu yükselebilir, ya da tedavide gecikilen olgularda kalıcı glokom olabilir. Bu hastalar uveit tedavisi bitse bile, glokom nedeniyle gözlerini kaybedebilirler (sekonder glokom). Bu nedenle çok dikkatli olunmalıdır. Ayrıca kortizonlu ilaçlar da glokoma neden olabilir. Bkz kortizonlu göz damlaları Ağızdan verilen ilaçlar: Bu ilaçların başında kortizon gelmektedir. Kortizon, bağışıklık sistemindeki iltihap cevabını baskılayan bir hormondur. Stres hormonu adını da alır. Kan şekeri ve tansiyonun yükselmesi, yorgunluk ve sinirlilik, ciltte sivilceler ve aydede yüzü gibi etkileri vardır. Mide ülseri ve kemik erimesine neden olabileceği gibi çocuklarda gelişmeyi yavaşlatır. Tüm bu etkilere karşın uveitlerde ve bir çok bağışıklık sistemi hastalığında yaygın olarak kullanılmak zorundadır. Uveitlerde, çok yüksek dozlarda kullanılması gerekebilir. Bu nedenle kullanımında ve kesilmesinde doktor kontrolu şarttır. Damardan veya kalçadan yapılabilen formları da seçilebilir.

Bağışıklık sisteminin çalışmasını baskılayan veya değiştiren ilaçlar: Bu ilaçlar genellikle kanser ve romatizmal hastalıklarda da kullanılan ilaçlardır. Karaciğer, böbrekler, kan yapımı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Bu nedenle hastalar rutin olarak tüm bu organları ilgilendiren testlerle izlenirler. Yeni jenerasyon ilaçlar, bağışıklık cevabını değiştirirken, psikotik reaksiyonlara, tüberkülozun tetiklenmesine ve gripal belirtilere neden olabilmektedirler. Buradaki denge, gözün kaybı ve ilacın yan etkileri açısından iyi kurulmalı, göz tedavisi yapılırken hastanın diğer organlarının zarar görebileceği unutulmamalıdır.

Göz çevresine ve göz içine verilen ilaçlar: Uveitlerde genellikle tek gözde olduğu zaman ve damla tedavisinden sonuç alınamayan hastalarda, ilacın hem yoğun etkisi hem de etkinin uzun sürmesi istendiğinde tercih edilir. Kortizon, göz bebeğini büyüten ilaçlar ve gerekli durumlarda antibiyotikler bu şekilde kullanılabilir. İlaçlar, gözün konjunktiva adını alan şeffaf zarının altına ya da gözün yan tarafından girilerek göz arkasına verilebildiği gibi, göz içine verilebilir. Göz içine verilen (İntravitreal) kortizon yaklaşık 4-6 ay gözde kalır ve hastaya ağızdan verilecek ilaçların yan etkilerinden kaçınılmış olur. Kortizon göz tansiyonunu yükseltebileceği için, göz tansiyonu damlalarının da bu dönemde kullanılması gerekebilir. Kortizon salınımını çok yavaş olarak yapabilen göz içi implantları ve viral uveitlerde aylarca etkili olan Gansiklovir implantı gibi göz içi cihazları, günümüzde ağızdan alınan tedavilerin yan etkilerinden sakınılmasını sağladıkları gibi, uzun süreli etkileri nedeniyle tercih edilmektedirler.

Vitreoretinal cerrahi: Nadir durumlarda uveite bağlı iltihabi hücrelerin temizlenmesi ve retinayı da etkileyen uveitlere bağlı komplikasyonların (yırtık, dekolman) tedavisinde gerekebilir. Bazı olgularda katarakt cerrahisiyle birlikte uygulanması gerekebilir.



  • Üveit sayfasına dön
  •  DİABETİK RETİNOPATİ Şeker hastalığıyla birlikte yaşamayı öğrenebilirsek, yaşamımızda daha güzel uğraşlara da yer açabiliriz. Bu nedenle diyabetik retinopatiyi anlamakta ve önlem almakta yarar var. Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı Görme merkezinde (makula) yaş ilerledikçe ortaya çıkan bir bozukluğu anlatır. Batılı ülkelerde 65 yaş ve üzerindeki en başta gelen görme kaybı nedenidir. Yaşlı nüfustaki artış göz önüne alındığında bu hastalığın önemi de artmaktadır. Hastalığın görülme oranı 65 yaşın üzerinde %3 iken, 75 yaşı geçenlerde % 15’lere varmaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe iki gözde birden görülme sıklığı da artar. Göz muayenesinin önemi Göz muayenesi ve göz hastalıklarını gözlük muayenesi olarak anlamamak gereklidir. Hastanın bu konuda bilinçlenmesi çok önemlidir, çünkü kırma kusurları ( miyopi, hipermetropi, astigmatizma ) toplumda yaygın olarak görülebilen ve bilinen kusurlardır. Oysa göz hastalıklarının daha büyük bir kısmı yazık ki başlangıçta hiç bir belirti vermez. Hasta göz doktoruna geldiğinde görme artık geri döndürülemeyecek noktada bulunmaktadır.

    Copyright (c) 2010 www.fusunuzunoglu.com All rights reserved.