Sık sorulan sorular

Uveitin kesin tedavisi var mı? Uveit bağışıklık sitemindeki yanılmadan kaynaklanan bir hastalık olduğu için, tekrarlama riski de vardır. Bazı durumlarda altta yatan neden bulunup tedavi edilse bile, uveit tekrarlayabilir. Bu nedenle kesin olarak hastalığı ortadan kaldırmak amacını taşımıyoruz. Amacımız nüksler nedeniyle olabilecek görme kaybını önlemektir. Eğer iyileşmiyorsa tedavinin amacı nedir ? Amaç , uveit ataklarında gözde oluşacak hasarı önlemektir. Çünkü gözün retina tabakası ve diğer dokular tutulmaktadır. Ayrıca katarakt ve göz tansiyonu da uveitin sonuçları arasındadır ve ayrıca bunlarda tedavi edilmelidir. Bunların tümü gözde kalıcı görme kaybı yapmaktadır. Uveit gözden kaçabilir mi? Yazık ki evet. Çünkü basit bir göz muayenesi ile bu hastalık anlaşılmayabilir. Bazı durumlarda göz muayenesinde hiçbir bulgu yoktur, floresan anjiografi, indosiyan yeşil anjiyografi, görme alanı ve daha ileri tetkikler ve diğer branşlardan konsültasyonlar bizi tanıya götürebilir. Yalnızca gözü tutan uveitler var mıdır ? Evet. Bazı uveitler yalnızca göz hastalığı olarak karşımıza çıkar. Bu durumda tipik klinik görünüme göre tanı konur. Elbette gözün anjiografisi ve diğer ileri tetkikleri gereken olgularda yapılarak tanı ve izlemede değerlendirilecektir. Burada önemli olan nokta şudur: farklı hastalıklar aynı muayene bulgusunu verebilir, ya da örneğin bir akciğer bulgusu, göz bulgusundan yıllar sonra da çıkabilir. Bu nedenle hasta periodik olarak muayene edilip kayıt tutulmalıdır. Şüpheli durumlarda böylece esas tanıya gidilebilir. Uveilerde hastalık tablosu değişebiliyor mu ? Aynı hastalık değişik dönemlerde farklı şekillerde görülebilir. Gözün ön ve arka bölümlerini tutabilir. Uveit, tedavisi olan bir hastalık değildir.Onun için hasta çok iyi izlenerek hastalığın seyrine göre ilaç önerilmelidir. Bu da gereksiz ilaç kullanımını ve oluşacak komplikasyonları azaltacaktır. Bu hastalık çocuklarımda da görülebilir mi? Bazı uveit tipleri, özellikle yurdumuzda sık görülen Behçet hastalığı, genetik etkenlerle yakından ilişkilidir. Bu nedenle aile bireylerinde de görülebilirler. Bu hastalıkların önlenemediği, fakat erken tanı ile görmenin korunabileceği akılda tutulmalıdır.
  • Bkz. Behçet hastalığı
  • Uveit bulaşıcı mıdır? Uveit bulaşıcı bir hastalık değildir, vücudun bağışıklık sisteminin oluşturduğu bir hastalıktır. Fakat uveite neden olan bazı hastalıklar, örneğin tüberküloz, sifilis, AIDS, uçuk, viral hastalıklar ve parazitler bulaşıcı olabilirler. Bu nedenle uveitin nedeninin belirlenmesi ve bu enfeksiyöz hastalıkların da tedavisi önem taşır. Ömür boyu bu hastalığı çekmek zorunda mıyım? Uveitlerde, hatta tüm göz hastalıklarında, “ömür boyu” diye bir deyim kullanılamaz. Çünkü göz değişen, yaşayan bir organdır. Yalnızca uveitle bağlı değişiklikler olabileceği gibi, yine uveite ya da yaşlanmaya bağlı olabilecek katarakt, glokom, ve tüm retina hastalıkları görmeyi düşürebilen; bu nedenle uveitle karışabilecek hastalıklardır. Uveit olmasa da göz muayenesi hayat kalitesi açısından maksimum önem taşır. Uveit varlığı, daha da dikkatli olmayı gerektirir. Uveitler tekrarlar mı? Evet, nükslerle seyreder. Arada genellikle sakin dönemler vardır. Bazı vakalarda ise sürekli ve hafif bir hastalık vardır. Şimdiye kadar çok doktora gittim, anlamadılar. Uveit gözün ayrı bir uzmanlık alanıdır. Son derece komplike bir hastalıktır ve % 30’lara varan oranlarda, etioloji (hastalığın altında yatan neden) bulunamamaktadır. Bu nedenle iyi bir hasta-hekim ilişkisi, periodik izleme, hastalığı anlamak ve kabullenmek, gerekli olan başlangıç noktalarıdır. Tedavi, birlikte yapılan bir yolculuktur. Bazı durumlarda doktorunuz hastalığı idiopatik (nedeni belirsiz) olarak kabul edip takip ve tedavisini buna göre düzenleyebilir. Kortizonlu damlaları ara sıra kullanıyorum, zaten doktor vermişti. Kortizonlu damlalar, yalnızca o andaki göz muayenesi için geçerlidir, kullanımı sırasında ve kesilene kadar doktor kontrolu altında olmak gereklidir. Damlayı kendiliğinden alıp kullanmak için eski reçete geçerli bir neden değildir.
  • Bkz. uveit, kortizonlu damlalar
  • İlaçları ömür boyu mu kullanacağım? Uveit genellikle 20-40 yaşları arasında, bağışıklık sisteminin aktif olduğu yıllarda atak yapar. İleri yaşlarda çok nadir durumlarda görülür. Bu nedenle ömür boyu ilaç kullanılması genellikle söz konusu olmaz. Uveitlerin aktif olmadığı zamanlarda bile, hastanın farkına varmayacağı durumları erkenden tanımak ve tedaviye başlayabilmek için hastanın yakınması olmasa da 3 ayda bir muayene çok önemlidir.
  • Bkz. uveit, kortizonlu damlalar
  • Bu ilaç bana dokundu ve kestim. Ne yapmalıyım? Hastalarımız birden fazla ilaç kullandıklarında hangi ilacın hangi yan etkiyi yaptığını genellikle anlayamaz ve yanlış ilacı kesebilirler. Bu nedenle doktora danışmadan ilacı kestiklerinde, hastalıkları için birinci derecede etkili olan ilacı ve hatta yan etkisi olmayan ilacı kesmiş olabilirler. Bu da son derece karmaşık olan uveit tedavisini tamamen etkisiz hale getirmenin yanısıra, hastalığın daha da ağırlaşmasına, bunun sonucu olarak da daha yüksek doz ilaç kullanımına neden olabilir. Ayrıca kortizon gibi ilaçların ani kesilmesiyle tehlikeli yan etkiler ortaya çıkabilir. Özetle uveit tedavisinin kendiliğinden kesilmesi ve dozlarla oynanması körlüğe neden olabileceği gibi hayati tehlikesi de olabilir. Uveitim tekrarladı, fakat doktora da gidemiyorum. Ne yapmalıyım? Doktora gitmelisiniz. Uveit çok özel bir uzmanlık alanıdır ve uveit uzmanları için bile komplike bir hastalıktır. Gözün detaylı muayenesi atak olmadığı zamanlarda da önem taşımaktadır. Görme kaybedildikten sonra geri kazanılamayabilir. Bu nedenle uveit takibinin aksatılmaması gereklidir. Bk uveitin komplikasyonları
  • Bkz. uveitin komplikasyonları
  • Uveitin ameliyatı yok mu? Uveit, öncelikli olarak ameliyatla tedavi edilmez. Ancak nadir durumlarda ilaç tedavisi sonuç vermezse göz boşluğu içindeki iltihabi hücreler (vitrektomi adı verilen yöntemle) temizlenebilir. Ayrıca uveit nedeniyle oluşan kataraktın ameliyatla alınması gerekebilir. Bkz katarakt ameliyatı Uveitli hastalarda katarakt ameliyatı, ancak göz sakin bir döneme girdiğinde yapılabilir. Ameliyat sonrası uveit şiddetlenebileceği için zamanlama ve izlemede uvea uzmanından görüş alınmalı, gerekirse tedavi yeniden düzenlenmelidir. Gittiğim doktor bu ilaçların tehlikeli olduğunu söyledi, ben de kestim. Uveitli hastalarda bazı kez çok yüksek doz ve bir kaç ilaç birden verilmek zorundadır. Yoksa göz kaybedilir. Uveitle uğraşan uzmanlar için bu kolaydır. Fakat bu ilaçları reçete etmeye, yan etkilerini farketmeye ve uveitli hasta izlemeye alışık olmayan doktorlar için bu dozlar korkutucu olabilir. Bazı durumlarda ise uvea uzmanları tarafından tehlikesiz olduğu bilinen ve hiç bir ilaç verilmeden izlenen hastalar için gereksiz yere tedavi verilme riski vardır. Bu nedenle hastanın uvea birimlerine yönlendirilmesi hem hasta hem hekim açısından daha doğru olacaktır. Bk Bu ilaç bana dokundu ve kestim. Ne yapmalıyım? Üzüldüm, onun için bu hastalık oldu. Uveit ile stresin ilişkisi bilimsel olarak doğrulanmamıştır. Stres ortadan kalksa da uveit geçmez. Fakat hastaların ifadelerine göre yorgunluk ve stres dönemlerinde nüksler daha sık olmaktadır. Uveit bağışıklık sistemini ilgilendiren bir hastalık olduğu için kendimizi güçlü tutacak ve bağışıklık sistemimizi dengeleyecek tedbirleri almaya özen göstermeliyiz. Bu hastalığın özel bir diyeti var mı? Uveitte özel bir diyet yoktur. Kortizon kullanılan hastalarda tuz kısıtlaması tavsiye edilir. Normal yaşantımı sürdürebilecek miyim? Aktivite genellikle kısıtlanmaz fakat bulgular fazlaysa ve göz damlalarının yan etkisi oluyorsa araba kullanmak ve tehlikeli işler yapmak sakıncalıdır. İşi – okulu bırakmalı mıyım? Kesinlikle hayır. Uveitli hastalarda ataklar ve sık doktora gitme zorunluluğu, ayrıca görmenin azalması, işle ve okulla ilgili sorunlara da yol açmaktadır. Bu durum hastanın psikolojik açıdan da zarar görmesine yol açmaktadır. Ayrıca maddi sorunlar da birlikte gelmektedir. Uveit ilaçları acil, pahalı ve tekrarlanması gereken ilaçlardır. Yine de değil işi ve okulu bırakmak, tam tersine her ikisine sıkıca tutunmak hastaya daha iyi bir gelecek sağlayacak ve hayat kalitesini arttıracaktır. Gerekirse psikolojik destek alınmalı, iş ve aile çevresinin katkısı sağlanmalıdır.
  • Üveit sayfasına dön
  •  DİABETİK RETİNOPATİ Şeker hastalığıyla birlikte yaşamayı öğrenebilirsek, yaşamımızda daha güzel uğraşlara da yer açabiliriz. Bu nedenle diyabetik retinopatiyi anlamakta ve önlem almakta yarar var. Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı Görme merkezinde (makula) yaş ilerledikçe ortaya çıkan bir bozukluğu anlatır. Batılı ülkelerde 65 yaş ve üzerindeki en başta gelen görme kaybı nedenidir. Yaşlı nüfustaki artış göz önüne alındığında bu hastalığın önemi de artmaktadır. Hastalığın görülme oranı 65 yaşın üzerinde %3 iken, 75 yaşı geçenlerde % 15’lere varmaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe iki gözde birden görülme sıklığı da artar. Göz muayenesinin önemi Göz muayenesi ve göz hastalıklarını gözlük muayenesi olarak anlamamak gereklidir. Hastanın bu konuda bilinçlenmesi çok önemlidir, çünkü kırma kusurları ( miyopi, hipermetropi, astigmatizma ) toplumda yaygın olarak görülebilen ve bilinen kusurlardır. Oysa göz hastalıklarının daha büyük bir kısmı yazık ki başlangıçta hiç bir belirti vermez. Hasta göz doktoruna geldiğinde görme artık geri döndürülemeyecek noktada bulunmaktadır.

    Copyright (c) 2010 www.fusunuzunoglu.com All rights reserved.